Content Preview: rss
965 days ago
965 days ago
Bir gül yaprağının ürpertisini duyabiliyorsan yüreğinde Yaşamın güzelliğini, sevmenin inceliğini kavrayabiliyorsan Ve varabiliyorsan dostluklarin yüceliğine Korkma hiç bir yıkımdan, yüreğini ortaya koy... İSTANBULU DİNLİYORUM İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin ...965 days ago
KADINLAR gittiklerinde arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar. Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde "yetim-öksüz" kalan çok olur: Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler... Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar. Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların. Sık sık boynunu büker "sarıkız". O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının. Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz. Bir kadın gittiğinde... Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci... Bir anne gider... Bir dost... Bir arkadaş... Bir sevgili... Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde. O canımın sıkıldığı gün telefonda "Sana gelen bana gelsin" ...965 days ago
Her günün bitiminde birşeyler öğreniyorsan, ömrün sana vazgeçilmez dostlar kazandırıyorsa sabaha gülerek açabiliyorsan gözlerini, büyüdüğüne üzülme!... Mutlak göçe bir adım daha yaklaşmışsın. Olsun ne önemi var? Geride kalacaklara baktıklarında gülümseyebilecekleri, seni sevgiyle yad edebilecekleri bir eser bırakıbilmişsen ve yüzündeki gülüşü doyasıya yaşayabilmişsen büyüdüğüne üzülme! Bırak günler sende iz bıraksın Bırak, çizgilerin ve akların artsın Yeter ki; yarın dünü aratmasın.... Bilmiyorum seni, Tıpkı senin beni bilmediğin gibi, Hiç bilmiyorum yüreğini… Gözlerin nasıl bakıyor mesela, yada nasıl dokunuyor ellerin? Sahi ellerin sıcak mı senin, Tuttuğunda sıcacık edebilir misin yüreğimi örneğin… Yada … Yada dokunduğun anda titretebilir misin içimi? ...



