Yüregimi Eze Eze Veda Ettim Sana Yüregimi eze eze veda ettim sana...Dilimin ucunda gidisinin hüzünlü türküsü, gözlerimdeyse bitmeyen, bitiremedigim, bitiremedigin askin yarim kalmis öyküsü...Derin bir cizikle kanayan cocuk yanim, bir yerlerde buz gibi donmus kadin yanim ve gelecege dair düslerle geçmisin kaosunda bosulan kaderci bir yasli kadin...Hepsini harmanladim gidisinde, yüregimi eze eze.. Veda etmedin bana...Biliyorum terketmiyordun sadece kendini alip gidiyordun! Kendini; bir beden ve bir ruhu koyup bir gemiye aciliyordun engin denizlere...Sen sadece kendini götürdügünü zannederken askimin sinirlarindan, benim askimi, aska olan inancimi, dünümü ve yarinimi da yüklenmistin omuzlarina...Nasil cirpindim anlatabilmek icin sana. Ama kelimelerin yetersiz kaldigi, bildik herseyin anlamsizlik carkinda kayboldugu bir hava boslugundaydik...Gözünün yasini görmedim izin vermedin buna...Ama aglayan, hickiran, “seni seviyorum” diye defalarca haykiran adamin cigligi ...