Content Preview: rss
6 days ago
Amerika’nın Sesi’ni (VOA) ziyaret eden İngiliz radyocu James Cridland (james@cridland.net), ziyaretine ilişkin notlarını yayınladı: http://james.cridland.net/blog/the-power-of-radio-with-pictures/ VOA mensuplarına radyonun geleceğiyle ilgili bir konuşma yapan James, notlarının bir bölümünde uzun yıllardan beri radyoda koridorda gördüğüm ama hikayesini hiç öğrenmediğim Sarem Neou’nun öyküsünü de anlatıyor. Khmer bölümü, Khmerce hinüz Unicode diller listesinde değilken, ulusal fontlarını Web’de kullanmaya çalıştığımız bir bölüm olarak benim sık sık birlikte çalıştığım bir ekipti. Belki de bu bakımdan notların bu bölümü bana ilginç geldi ve okumaya devam ettim. Uluslararası yayıncığın değilse bile ulusal radyoculuğun, sayısal radyo teknolojileri ileyeni bir aşamaya geçtiğini belirten James, Sarem’in öyküsünü anlatan bir sayfayı radyocuların Web yoluyla da aynı şeyi yapabileceğine örnek olarak veriyor, fakat bu arada yıllardır gördüğüm halde öyküsünü bilmediğim bir çalışma ...
15 days ago
Müneccimlik değil.. Yıllar önce, 28 Şubat’ın sonlarına doğru şimdi ismini hatırlamadığım bir doçent adayı, 300 sayfalık, pırıl pırıl baskılı, acaip lüks ciltli bir kitap yayınlamıştı. Kitabın amacı, diniyle daha bilgisi kucaklaşma, inancını ifade etme özgürlüğüyle sermest,ve başka hiç bir amaçla değilse bile sadece kendi itikad zincirinin bir halkası olarak başkalarına örnek olma heyecanıyla dolu hale gelen aydınların sayısındaki artışın merkezci seçkinlerde yarattığı korkuyu istismar etmek ve “İran oluyoruz!”, “Sonumuz Cezayir gibi olacak!” ve benzeri korkuları tekrarlayarak, “Ordumuza güvenin. Sonuçta Türk Silahlı Kuvvetleri var. Bizi kurtarır; bunlara imkan vermez..” mesajını vermekti. Yayıncılığa biraz bulaşmış birisi, herhangi bir doçent adayının, hem de ilk kitabının böyle fiyakalı, böyle gösterişli bir baskıyla yayınlanmasının ve ve hem de hemen hemen bütün kitapçılarda bulunacak kadar çok bastırılmasının mümkün olmadığını bilir. Dünyanın en büyük vakıfları bile bunu ...
24 days ago
Kaynak Soruyu sorun “conformist” kelimesinin anlamını bilmiyor diyelim.. Ama soru sorulan ve sorudan “conformist”lere çok kızdığı anlaşılan ve müslümanları bir çok alanda kınayabilecek kadar “aydın” olan zat biliyor mu? “Conformist,” özellikle Markistlerin yazılarında “toplumun hoşuna gidecek şekilde davranan” anlamına kullanılır; konfor (İng.: comforts , conveniences , Fr: confort ) meraklısı demek değildir. İçkiyi bırakmayı, namaz kılmayı ve günahlardan kaçınmayı “hidayete ermek” diye niteleyen ve kendisini de "hidayete ermiş” sayan kişiden fazla bir şey beklememeli. Beklememeli ama merkez-sağ’da neden aydın yetişmiyor diye de kara kara düşünmeye devam etmeli.
47 days ago
Kaynak Bakırköy basın savcısı olarak onlarca gazete ve derginin soruşturmalarını yürüten Ali Çakır, son olarak Kürt açılımı ile ilgili açıklamaları nedeniyle ünlü isimlerden Hülya Avşar hakkında soruşturma açmasıyla gündeme gelmişti. Bakırköy Basın Savcısı Ali Çakır'ın, 2006 yılında Vatansever Kuvvetler Güç Birliği (VKGB) Başkanı Taner Ünal'ın yardımcısı Ahmet Cinali'nin telefonundan vali olduğu söylenen X şahısla telefon görüşmesi yaptığı ortaya çıktı. Savcı Çakır, VKGB soruşturmasında Cinali'ye yapılan dinleme nedeniyle dosyaya girmiş. 4 Aralık 2006'da Ahmet Cinali ve Gazi Aydın isimli bir kişi savcı Ali Çakır ile buluşuyor. Çakır bu günlerde Bağcılar basın savcısı olarak, gazeteciler hakkında TCK'nın 301. maddesinden dava açıyor. Çakır'ın adı, Danıştay saldırısında hedef gösterdiği gerekçesiyle Vakit Gazetesi'ne açtığı davayla da gündeme gelmişti. Cinali, telefonda "Valim" diye seslendiği X şahısla görüşüyor. Telefon tapelerinde 'X erkek' olarak yazılan kişi, ...
51 days ago
http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=248885 O mahyaların altında namaz olur mu? 6 Ekim İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşu nedeniyle Eminönü’ndeki Yeni Cami’ye “Milli birlik esastır”, Sultanahmet’e “Ordumuza şükran borçluyuz”, Süleymaniye’ye “Ne mutlu Türküm diyene”, Üsküdar Yeni Cami’ye “Kurtuluşun kutlu olsun”, Eyüp Sultan’a “Önce vatan” mahyaları asılmış. Ey Müslümanlar! Yarın cuma. Camiye gideceksiniz. Restore edilmesine rağmen Süleymaniye’nin bahçesini dolduracaksınız. Düşünün ki namaz kıldığınız o caminin tepesinde şöyle bir mahya asılmış “Günde bir kadeh şarap kalbe iyi gelir.” Öfkelenirdiniz değil mi? Kur’an’da açıkça haram edilmiş bir şeyin cami tepesinde ne işi olabilirdi. O yazı caminin tepesinde asılı durdukça o camide namaz kılınabilir miydi? Peki, içkiyi haram eden Kur’an bakın milliyetçilik için ne diyor: “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ...



