Content Preview: rss
1028 days ago
İ lk defa bu kadar uzun bir alıntı yapıyorum sanırım. Mithat Bereket' in 26 Ocak 007 de İsmail Cem' e veda başlıklı yazısını BW Tr de okudum. Ve aklıma birilerinin birilerine, yakıştırdığı tanımlar geldi. O birileri kendini ifade edemeyebilirdi ama birisi çok güzel anlatmışken, kâfi geldi... Mithat Bereket İsmail Cem'e veda ederken, belki birileri için de bir gün birileri böyle yazar diyorum... B azı insanlar vardır, etrafa yaydıkları pozitif enerjiyle sizde bir rahatlık, bir gülümseme duygusu yaratırlar… Sevecen tavırları; kim olursa olsun her insana karşı cömertçe sergiledikleri sevgi ve saygıyla içinizdeki yaşama arzusunu güçlendirirler... Yeni tanıştıkları insanlara karşı harhangi bir kuşku beslemezler. Aksine, dünyanın neresinde olursa olsun ve kim olursa olsun insanlara değer verir ve güvenirler. Üstelik güvendiklerini de büyük bir cesaretle belli ederler… T abiatıyla onlar da insandır… Aldatılınca ya da kandırılınca üzülürler... Ancak, güvendikleri insanlardan “kazık” ...
1105 days ago
B akınız size bir olayı; olağan gelişimi ile aktarmak, pazarda "pazarlama" diye dolaşanlara laf sokmak, hangi müşteriye pazarlama diye düşündürtmek, müşteri bilimi denilenin müşteri sömürüsü olup olamayacağını çağrıştırmak, "nasıl bir müşteri arzulanır?" ' ı vurgulatmak, atıp tutmak sallayıp vurmak etc. gayesinde değilim... Sadece kurguladım, yaşadım ve aktarıyorum :) Yeni çağ başlıyor, kendi terimlerimle... Nasıl ki "geleceği tasarlıyoruz, o yüzden buradasınız." dedik; yavaş yavaş anlayacaksınız. kime: tuketici@banat.com tarih: Sep 24, 2006 6:27 PM konu: Fashion 444 M erhaba; kauçuk kaplama kokulu saplı saç fırçaları 1989’ da filan çıktı benim hatırladığım kadarıyla. Efendim, 1996 senesinde eczacı olan eniştemden bir tane Banat 444 saç fırçası almıştım. O zamanlar yaş itibariyle küçüktük. Yaklaşık 3-4 senedir marketlerde gözlerim bu saç fırçasından aramakta, çünkü naylon kılları epeyce esnedi, eskidi ama ne Çin malı dandik saç fırçalarından aldım, ...1125 days ago
N e kadar alışmışım şu merete, geçici bir süre bırakmak zorunda kalmak bile ne kadar acı verdi... Uğursuz şey ne olacak! İnsan keşke kıymetini bilmediği şeylere bazen yukarıdan bakabilse, yükselip bir şemasını çıkarabilse dünyasının, inceliklerini kavrayabilse, uğrunda neleri feda edebileceğini düşünebilse... Edebiyat yeter. Evet, ben de sıradan bir insan gibi sahip olduğum bilgisayarımın kıymetini anlamamış bir hâldeydim ve o akşam olanlar oldu! A slında ne oldu? Temp klasörlerini, gereksiz log dosyalarını, ilişkisiz boş klasörleri, bağlantısız linkleri, hatalı regleri, çöp kutusunu ve dahi her bir şeyi silip; cillop gibi bir sistemde çalışmak; hükmetmediği tek bir dosya bırakmamak arzunda olan windows kullanıcıları aman iyi okuyun... Çünkü ben de sizlerden biriydim... Hâlâ da öyleyim, öyle kalacağım. Bu işler için yazılmış güzide yazılımlar var; RegSeeker, Advanced System Optimizer, CCleaner, Registry Booster, WinOptimizer etc. işte ben bunların hepsini denedim. Hatta bazılarının ...
1150 days ago
a politik... İ lgili kelimeyi ilk gördüğümde tdk.gov.tr adresinden kelimenin Türkçe mânâsına baktım. Sonuç olarak beliren "bulunamamıştır" ifadesi; beni normal - anormal eşleşmesinden yola çıkarak, "politikadan uzak" şeklinde yorumlamama sebep oldu. Sonradan baktım bekledim, bu e-postaya cevap atan olacak mı diye... Sonuç; "apolitik"... Evet sessiz, suskun bir toplum, elleri tuşlara basıp bazı şeyleri kafasınca yazmaktan üşenen ya da çekinen bir toplum... Peki sesimizi gerektiğinde çıkartmıyor muyuz? Çıkartıyoruz, ama çıkartmayı bilmediğimiz için susturuluyoruz ya da; suskunluk, sükût bazen çok daha fazlasını imâ ediyor; ama bunu farkettiremiyoruz... Politikadan bahsedip, devlet kurtarıp ideoloji satmak, din satmak, fikir empoze etmek, rejim satmak, rejim ithal etmek, para ihtiyacı olan yerde imza toplamak, meydanlarda varlığını gösterip rüştünü ispatlamak... Bunlar mı acaba politik olmak... Hıncal Bey' in ya da Profesör Toktamış Beylerin sıkça dert ...




